alttaki yazıya cortazar'ın tesadüfi yanıtı:
"bilsen n'olacak, her yolun yanlış, eğer yolun ötelerine de ulaşmak isteğiyle sapmamışsan, hatalı olduğunu bilsen neye yarar, bildiğini sansan ne olur?"
03 Temmuz 2009 Cuma
havadaki koku
çocukken balkonda sabaha kadar okunan kitaplar yüzündendir belki,
ya da balkonun baktığı papatya tarlası yüzünden.
düz gidenlerin arasından sıyrılıp yan yollara sapmalar, hatalar, pişmanlıklar, ikilemler,
bütün bu patırtının ilk nedeni gerçekten bu kadar küçükse.
erkenden yatıp pencereden bakmaz mıydın bilsen.
ya da balkonun baktığı papatya tarlası yüzünden.
düz gidenlerin arasından sıyrılıp yan yollara sapmalar, hatalar, pişmanlıklar, ikilemler,
bütün bu patırtının ilk nedeni gerçekten bu kadar küçükse.
erkenden yatıp pencereden bakmaz mıydın bilsen.
29 Haziran 2009 Pazartesi
24 Haziran 2009 Çarşamba
dolambaçlı
aramak bir tek O.'nın dilinde yapışkan bir şeye dönüşmüyor sanki,
hayır kendini aklamana yardım ediyor diye değil,
"kendisinin gerçekte bu olmadığını, kendi parçalarından herhangi birinde durmuş,
gerçek kendisini beklemekte olduğunu" sanarak saçmalıyor diye de değil.
başka bir nedenden..
hayır kendini aklamana yardım ediyor diye değil,
"kendisinin gerçekte bu olmadığını, kendi parçalarından herhangi birinde durmuş,
gerçek kendisini beklemekte olduğunu" sanarak saçmalıyor diye de değil.
başka bir nedenden..
17 Haziran 2009 Çarşamba
aynı şeyler
anlayamadığın bir şekilde, hiç bilmediğin bir nedenle devam ediyormuş işte,
bir sürü anlamsızlığa rağmen.
sabah uyanınca karnın acıkabiliyor,
gazeteye göz atabiliyormuşsun.
ama içinde bir yerde
bir şeyin donduğunu hissederek
ve ona aldırmamaya çalışarak.
bir sürü anlamsızlığa rağmen.
sabah uyanınca karnın acıkabiliyor,
gazeteye göz atabiliyormuşsun.
ama içinde bir yerde
bir şeyin donduğunu hissederek
ve ona aldırmamaya çalışarak.
05 Haziran 2009 Cuma
neyse
"Ayakkabımın bağcıklarını sıkıca bağlıyorum; durumumdan hoşnudum, ıslık çalıyorum ve birdenbire mutsuzum işte. Ama bu kez seni bir köşeye sıkıştırdım hey sıkıntı, her tür zihinsel uzantıdan, yadsımadan önce davranıp duyumsadım seni. Kurşuni renkte gibi acı duymanın rengi ve mide herhalde yeri. Ve neredeyse aynı anda (tamı tamına sonrası diyeceğim, bu kez beni yanıltamayacaksın) algılama oluyor, açıklayıcı ilk düşünceyle: "Haydi işte yaşanacak bir gün daha" vs. Sonrası mı "Sıkıntı duydum, çünkü..." vs.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)